İlk alışverişinize özel %10 indirim!

İlk alışverişinize özel %10 indirim!

Dünya üzerinde yaşamın sürdürülmesi pH olarak ifade edilen asitlik ve alkalilik derecesine bağlıdır (1). İnsan vücudunda iyilik halinin devam ettirilebilmesi; 7,4 seviyesinde sıkıca kontrolde tutulan serum pH’ı ile mümkün olabilir (1). Asitlik ve alkalilik derecesi vücut bölgelerine göre değişkenlik gösterir (1). Mide, en yüksek asidik aktiviteye sahip organdır ve içeriğinin pH değeri 1,35-3,5 arasında değişkenlik gösterir (1). Midenin bu asidik ortamı, besinlerin sindirilmesine ve besinlerle birlikte alınan zararlı mikroorganizmaların etkisiz hale getirilmesini sağlar (1).

Alkali Beslenme Nedir?

Alkali diyet, kişinin pH değerinin düzenlenmesini amaçlayan beslenme uygulamasıdır (2). Bu beslenme uygulamasının arkasındaki teori ise kırmızı et, buğday, rafine şeker ve işlem görmüş gıdaların tüketimi sonrasında vücudun asit üretiminde bir artış meydana gelebileceği ve bu artışın da sağlığı olumsuz yönde etkileyebileceği düşüncesine dayanır (3). Alkali pH 7 ve üzerindeki değerler için yapılan bir tanımlamadır (4). İnsan vücudu doğası gereği hafif düzeyde alkalidir ve kan pH’ı yaklaşık olarak 7,4 seviyelerinde tespit edilir (4).

Alkali diyet sayesinde kan pH düzeyinin de ayarlanabileceği düşüncesi oldukça yanlış bir fikirdir (4). Kan pH seviyesindeki büyük değişikliklerin yaşamı tehdit edici bir seyir izleyebileceği unutulmamalıdır (4). Bu durum dışında beslenme alışkanlıklarını değiştirerek idrar ve tükürük pH’ını düzenlemek mümkün olabilir (4). Bu vücut sıvılarındaki asitlik ve alkalilik arasındaki değişiklikler kan pH düzeyinde herhangi bir değişikliğe neden olmazlar (4).
 

Alkali Beslenmenin Faydaları Nelerdir?

Her ne kadar kan pH’ı üzerinde direkt olarak etkisi olmasa da alkali diyet sayesinde asit içerikli yiyeceklerden uzak durarak kan pH’ının korunması adına vücudun normal fonksiyonlarının desteklenmesi sağlanabilir (2). Kan pH’ı azaldığında vücut bu asitliği nötr hale getirmek için kemiklerden kalsiyum gibi alkali minerallerin serbestleşmesini gerçekleştirebilir (2). Bu teori kapsamında standart batı diyeti gibi asitliği artırıcı beslenme alışkanlıkları kemik mineral yoğunluğunun azalmasına neden olabilir (2).

Bu teori, böbreklerin asitlerin uzaklaştırılması ve vücut pH dengesinin korunması adına yürüttüğü birçok işlevi göz ardı etmesi nedeniyle yetersiz olarak kabul edilebilir (2). Böbrekler asit alkali dengesini ilgilendiren fonksiyonları bikarbonat iyonlarını üreterek gerçekleştirir (2). Bikarbonat iyonları dolaşımdaki asit maddelerle etkileşebilme özelliğine sahiptir (2).

Alkali diyet kapsamında sebze, meyve ve bol su tüketimi, normal vücut fonksiyonlarının desteklenmesine ve ideal kiloya ulaşmada vücudu destekleyici özellik gösterebilir (3). İşlenmiş şeker veya bu şekilde üretilen diğer ürünlerden ve alkolden uzak durmak, sağlıklı kilo verme adına bilinen öneriler arasında yer alır (3).

Alkali diyet yapmayı tercih etmek aynı zamanda sebze ve meyve tüketimini yüksek kalori veya yağ içeriğine sahip besinlere tercih etmek demektir (3). Bu beslenme programı sayesinde aynı zamanda hazır gıdalardan kendisini sakınan kişi yüksek miktarda sodyum tüketiminden de korunmuş (3). Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda alkali beslenme kalp ve damarlar ile ilgili vücudun normal fonksiyonlarının desteklenmesine ve tansiyon ya da yüksek kolesterol gibi risk faktörlerinin kontrolünde çeşitli katkılar sağlayabilir (3).
 

Alkali Beslenme Listesi Örnekleri Nelerdir?

Genel olarak asidik etki gösteren besin maddeleri ve mineraller protein, fosfat ve sülfür içeren gıdalarken; kalsiyum, magnezyum ve potasyum alkali özellik gösteren gıdaların içerisinde yer alan minerallerdir (2). Besinlerin bu ve benzeri özelliklerine göre asidik, nötr veya alkali olarak gruplandırılması sağlanabilir:

  • Asidik: Kırmızı et, tavuk ürünleri, balık, yumurta, alkol, mandıra ürünleri, tahıllar
  • Nötr: Doğal yağlar, nişasta ve şeker
  • Alkali: Meyve, kuruyemiş, baklagiller ve sebzeler
Alkali diyet beslenme programı oluşturulurken asit düzeyi düşük yiyeceklerin seçilmesi gerekir (4). Meyve, sebze, tohumlar ve mercimek gibi baklagiller bu kapsamda tercih edilebilecek gıdalar arasında yer alır (4). Kırmızı et ve mandıra ürünlerinin diyetten çıkarılması kişinin tüketmesi gereken protein miktarında önemli bir boşluk meydana getirebilir (4). Baklagiller ve bazı tohumlar her ne kadar iyi birer protein kaynağı olsa da eksiklik oluşmaması adına bu besinlerin yeterli miktarda tüketilmeleri gerekir (4).

Alkali diyet yapan kişiler aynı zamanda yüksek asit içeriğine sahip gıdalardan kendilerini sakınmalıdır (4). Süt ve peynir gibi mandıra ürünleri, işlenmiş gıdalar, balık, kahve, alkol ve gazlı içecekler, bu beslenme programını uygulama isteği olan kişilerin tüketmekten kaçınması gereken gıdalar arasında yer alır (4).
2021519-EIP295-Selfit Websitesi6

Referanslar

1- ‘https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3195546/’
2- ‘https://www.healthline.com/nutrition/the-alkaline-diet-myth’
3- ‘https://www.webmd.com/diet/a-z/alkaline-diets’
4- ‘https://www.medicalnewstoday.com/articles/324271’